Vakumlu Kürtaj Nedir?

Vakumlu kürtaj, rahim içeriğinin negatif basınçla çekilmesi esasına dayanır.Günümüzde en güvenli, en sık tercih edilen yöntemdir.İşlem ortalama 5-10 dakika sürer ve genellikle sedasyon (hafif uyku) veya lokal anestezi ile yapılır.Vakumlu sistem, rahim duvarına zarar vermeden gebeliği sonlandırır, bu nedenle sonraki doğurganlık potansiyeli korunur.Antalya’daki modern kliniklerde bu yöntem steril, tek kullanımlık kanüllerle uygulanır.

Vakumlu Kürtaj Nedir? Diğer İçerikler

Akıntı, kaşıntı ve koku: Kürtaj sonrasında nadiren görülen şikayetlerdir. Kürtaj işlemi sırısın vajinanın ve rahim ağzının antiseptik solüsyonla temizlenmesi vajina florasını bozabilir ve akıntıya (vajinit) neden olabilir. Bu durumda hasta sarı, yeşil, kahverengi, kötü kokulu akıntıdan ve bazen kaşıntıdan şikayet eder. Kürtajdan sonra kahverengi akıntı neden olur?
Gebelik kesesinde embriyo bulunmamasının kesin tespiti sonrasında ise kürtaj yapılmaktadır. Boş gebelikler kısa ve kaliteli iyileşme süresi sunan, hastanede yatışa gerek duyulmayan vakumlu kürtaj yöntemliyle yapılabilmekte, hasta aynı gün normal yaşantısına dönebilmektedir. Boş gebelik kürtaj nasıl yapılır?
Metal küret yöntemi, rahim iç zarının kazınarak alınması esasına dayanır.Eskiden sık kullanılan bu yöntem, günümüzde yerini vakumlu kürtaja bırakmıştır.Ancak bazı tanısal durumlarda hâlâ metal küret ile işlem yapılabilir.Antalya’daki özel merkezlerde bu tür işlemler steril şartlarda, tecrübeli hekimlerce uygulanır.Metal küretaj, tıbbi endikasyon dışında tercih edilmemelidir; aksi hâlde rahim duvarında yapışıklık (Asherman Sendromu) riski oluşabilir.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre, 18 yaşından küçük bireyler kendi rızalarıyla kürtaj yaptıramaz.15–18 yaş arası bireylerde ebeveyn veya yasal vasinin izni, ayrıca Cumhuriyet Savcılığı’na bildirim zorunludur.15 yaş altı bireylerde gebelik, TCK m. 103 kapsamında “çocuk istismarı” sayıldığından adli süreç başlatılır.18 yaşını doldurmuş bireyler, kendi kararlarıyla yasal süre (10 hafta) içinde kürtaj yaptırabilir.
Bebeğin hareketliliği cinsiyete bağlı değildir. Hem kız hem de erkek bebekler anne karnında farklı zamanlarda ve farklı hızlarda hareket edebilir. Hareketlerin yoğunluğu ve sıklığı bebeğin sağlığı ile daha çok ilişkilidir, cinsiyetle değil.
Hamilelik sırasında sivilce çıkması, vücuttaki hormon seviyelerindeki değişikliklerden kaynaklanır. Hem kız hem de erkek bebek taşıyan kadınlar hamilelikte sivilce yaşayabilir. Bu durum bebeğin cinsiyetiyle ilgili değildir.
D vitamini, folik asit, B12 vitamini ve demir eksikliği, doğurganlık üzerinde olumsuz etkiler yapabilir. D vitamini eksikliği hormon dengesizliklerine yol açabilirken, folik asit eksikliği, hamile kalma şansını azaltabilir. B12 vitamini eksikliği, yumurtlamayı ve sperm kalitesini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, demir eksikliği anemisi olan kadınlar da doğurganlık konusunda zorluklar yaşayabilir.