Kürtajdan sonra kontrol muayenesi nasıl yapılır?

Kürtaj işlemi Karman adı verilen vakum aletleri ile ortalama on dakika süren bir işlemdir. İşlem sona erdikten ve Batikon ile vajinal temizlik ve kanama kontrolü yapıldıktan sonra hasta dinlenmek ve takip edilmek üzere istirahat odasında gözlem altına alınır. Bu sırada vajinal kanama olup olmadığı kontrol edilir. Kürtajdan sonra kontrol muayenesi nasıl yapılır?

Kürtajdan sonra kontrol muayenesi nasıl yapılır? Diğer İçerikler

Bu işlem esnasında herhangi bir yer kesilmez veya dikiş atılmaz. Tıbbi metodda hastaya çeşitli ilaçlar verilir ve gebeliğin düşükle sonlanması amaçlanır, ancak bu yöntemde rahim içinde fetüs ve eklerine ait yapılar kalabilir, içeride zarlar kaldığı taktirde kürtaj yapılması gerekebilir. Kürtaj da dikiş atılır mı?
Bazı hormonal bozukluklar hamileliği engelleyebilir. Özellikle, prolaktin hormonu yüksekliği yumurtlamayı baskılayabilir ve hamile kalmayı zorlaştırabilir. Tiroid hormonlarının dengesizliği, özellikle hipotiroidizm (tiroit bezinin az çalışması) hamilelik sürecini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, progesteron hormonu eksikliği, rahim iç tabakasının embriyo için yeterince hazırlanmasını engelleyebilir.
Metal küret yöntemi, rahim iç zarının kazınarak alınması esasına dayanır.Eskiden sık kullanılan bu yöntem, günümüzde yerini vakumlu kürtaja bırakmıştır.Ancak bazı tanısal durumlarda hâlâ metal küret ile işlem yapılabilir.Antalya’daki özel merkezlerde bu tür işlemler steril şartlarda, tecrübeli hekimlerce uygulanır.Metal küretaj, tıbbi endikasyon dışında tercih edilmemelidir; aksi hâlde rahim duvarında yapışıklık (Asherman Sendromu) riski oluşabilir.
Kürtaj ın tıbbi adı D&C Dilatasyon & Küretajdır. Rahim ağzını genişletme ve rahim içini kazıma işlemini tanımlar. 5 -6 haftalık hamileliğin rahim tahliyesinde dilatasyona ve kazıma işlemine gerek duyulmadan kürtaj vakum aspirasyon yöntemi ile kolayca yapılabilir. 5 haftalık bebek kürtaj nasıl yapılır?
Kronik hastalıklar, bağışıklık sistemi hastalıkları ve hormonal bozukluklar hamileliği engelleyebilir. Polikistik over sendromu (PCOS), endometriozis ve tiroit hastalıkları gibi durumlar, hamile kalma sürecini zorlaştırabilir. Ayrıca, kontrol edilmemiş diyabet, lupus gibi otoimmün hastalıklar ve rahim anomalileri de hamileliği engelleyebilecek durumlardır.
Hamile kalamayan kadınlar için birçok test yapılabilir. Hormon testleri, yumurtlama problemlerini belirlemek için önemli bir adımdır. Ayrıca, rahim ve yumurtalıkların durumu ultrason ile kontrol edilebilir. Histerosalpingografi (HSG) adı verilen bir testle fallop tüplerinin açık olup olmadığı kontrol edilir. Yumurtalık rezerv testi, kadının yumurtalıklarında yeterli sayıda sağlıklı yumurta olup olmadığını gösterir.
Kadınların doğurganlığı yaşla birlikte azalır ve özellikle 35 yaşından sonra belirgin bir düşüş yaşanır. 40 yaşından sonra doğurganlık daha da azalır ve 45 yaşından sonra hamile kalma olasılığı oldukça düşük olur. Menopoz dönemi genellikle 45-55 yaşları arasında başlar ve bu dönemde yumurtlama sona erdiği için doğal yollarla hamile kalmak mümkün değildir. Ancak, ileri yaşlarda tüp bebek gibi yardımcı üreme teknikleriyle hamile kalma şansı artırılabilir.