Kürtajın riskleri nelerdir?

Gebelik haftası ilerledikçe kürtaja bağlı her türlü risk artmaktadır. Yapısal olarak rahim anomalisi olan hastalarda (rahimde perde veya çift rahim gibi) risk bir miktar daha yüksektir. Missedabortus denilen rahimde bebeğin kalp atımının durduğu vakalarda da kürtaj riski canlı bebekte olduğundan biraz daha yüksektir. Kürtajın riskleri nelerdir?

Kürtajın riskleri nelerdir? Diğer İçerikler

Kürtaj işlemi, gebeliğin rahim içine yerleşmesinden sonra, genellikle 5. haftadan itibaren yapılabilir.Daha erken dönemlerde gebelik kesesi ultrasonla net görülmediği için işlem önerilmez.Erken haftalarda yapılan kürtajlarda rahim duvarı daha incedir; bu nedenle işlemin deneyimli bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından yapılması gerekir.En doğru zaman, ultrasonla gebelik kesesinin rahim içinde görüldüğü dönemdir.
Çocuk sahibi olamayan çiftler için hem kadın hem de erkek tarafına yönelik testler yapılmalıdır. Kadınlarda hormon testleri, yumurtlama takibi, rahim filmi ve ultrason incelemesi yapılırken, erkeklerde sperm analizi yapılır. Kadınlarda fallop tüplerinin açıklığını kontrol etmek için HSG testi yapılır. Erkeklerde ise sperm hareketliliği ve sayısını değerlendiren semen analizi yapılır.
Polikistik over sendromu (PCOS) olan kadınlar, endometriozis veya fallop tüplerinde tıkanıklık yaşayanlar hamile kalma konusunda daha fazla zorluk yaşayabilir. İleri yaştaki kadınlar (35 yaş üstü), hormon düzeyleri düşen ve yumurtalık rezervi azalan kadınlar da hamile kalmakta zorlanabilir. Ayrıca, stres, aşırı kilo, aşırı zayıflık, sigara kullanımı ve aşırı alkol tüketimi de hamile kalmayı zorlaştıran diğer faktörlerdir.
Kürtaj sonrası evde dikkat edilmesi gereken hususlar: Çoğunlukla birkaç gün içinde normal aktiviteler dönülür hatta ilk 24 saat içinde çok zor işler dışında her şey yapılabilir. İlk 24 saat içinde ağrı kesiciye ihtiyaç duyacak kadar ağrı olabilir. Hafif kanama ve kasık ağrısı normal. Bazen 2 haftaya kadar sürebilir. Kürtaj sonrası ağrı ne kadar sürer?
D vitamini, folik asit, B12 vitamini ve demir eksikliği, doğurganlık üzerinde olumsuz etkiler yapabilir. D vitamini eksikliği hormon dengesizliklerine yol açabilirken, folik asit eksikliği, hamile kalma şansını azaltabilir. B12 vitamini eksikliği, yumurtlamayı ve sperm kalitesini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, demir eksikliği anemisi olan kadınlar da doğurganlık konusunda zorluklar yaşayabilir.
Bebeğin sol ya da sağ tarafta olması ile cinsiyet arasında bilimsel bir ilişki yoktur. Bebek anne karnında pozisyon değiştirir ve bu durum cinsiyet belirlemede bir faktör değildir. Bebeğin hangi tarafta yer aldığı, rahimdeki alanın genişlemesi ve bebeğin hareketleriyle ilgilidir.
Hamilelikte mide yanması, bebeğin cinsiyetiyle ilgili bir belirti olarak halk arasında yaygın olarak kız bebeğe işaret eder şeklinde inanılır. Ancak mide yanması, genellikle hamilelik sırasında artan hormonlar ve büyüyen rahmin mideye baskı yapmasından kaynaklanır. Bu durumun bebeğin cinsiyeti ile bir ilgisi yoktur ve tamamen bilimsel bir temeli olmayan bir inançtır.