Bebeğin hareketliliği cinsiyete bağlı değildir. Hem kız hem de erkek bebekler anne karnında farklı zamanlarda ve farklı hızlarda hareket edebilir. Hareketlerin yoğunluğu ve sıklığı bebeğin sağlığı ile daha çok ilişkilidir, cinsiyetle değil.
Anne Karnında Hangi Cinsiyet Daha Hareketli Olur? Diğer İçerikler
Erkek bebek belirtileri olarak bilinen halk inanışları hamileliğin ilk aylarında ortaya çıkabilir. Ancak bu belirtilerin bilimsel bir dayanağı yoktur. Bebeğin cinsiyeti döllenme anında belirlenir ve kesin cinsiyet bilgisi ancak ultrason veya genetik testlerle öğrenilebilir.
Kadın doğum muayenesi sırasında doktor, genel sağlığınızı değerlendirmek için birkaç farklı kontrol yapar. Pelvik muayene, rahim, yumurtalıklar ve serviksin durumunu kontrol etmeye yarar. Bunun yanında, Pap smear testiyle rahim ağzı kanseri riski taranabilir. Ultrason muayenesi ile üreme organlarının durumu, yumurtalık kistleri veya miyomlar kontrol edilebilir. Ayrıca, adet döngüsü ve cinsel sağlık hakkında bilgi alınarak hormon testleri de yapılabilir.
Kürtaj işlemi Karman adı verilen vakum aletleri ile ortalama on dakika süren bir işlemdir. İşlem sona erdikten ve Batikon ile vajinal temizlik ve kanama kontrolü yapıldıktan sonra hasta dinlenmek ve takip edilmek üzere istirahat odasında gözlem altına alınır. Bu sırada vajinal kanama olup olmadığı kontrol edilir. Kürtajdan sonra kontrol muayenesi nasıl yapılır?
Kız bebeğe hamile kalındığında sabah bulantısı yaşandığına dair bir inanış olsa da, mide bulantıları hamilelikte hormonların etkisinden kaynaklanır. Bu durum cinsiyetle ilgili değildir ve hem kız hem de erkek bebeklerde sabah bulantıları olabilir.
En az 10 gün boyunca cinsel ilişkiye girilmemelidir.İlk 2 hafta boyunca havuza, denize girilmemesi ve tampon kullanılmaması önerilir.Ağır egzersiz ve banyo küveti kullanımı ertelenmelidir.Kanama devam ettiği sürece enfeksiyon riskine karşı dikkatli olunmalıdır.Adet döngüsü genellikle 4–6 hafta içinde normale döner.Doktorun verdiği ilaçlar tam dozda ve zamanında kullanılmalıdır.
Kısırlık, çeşitli hastalıklardan kaynaklanabilir. Polikistik over sendromu (PCOS), endometriozis, tiroit hastalıkları, rahim anomalileri ve fallop tüplerinin tıkanması gibi hastalıklar hamile kalmayı zorlaştırabilir. Ayrıca, otoimmün hastalıklar, hormonal bozukluklar ve diyabet gibi kronik hastalıklar da doğurganlığı olumsuz etkileyebilir. Erkeklerde ise sperm kalitesini düşüren varikosel, hormonal dengesizlikler veya genetik hastalıklar çocuk sahibi olmayı zorlaştıran faktörlerdir.
Hamile kalamayan kadınlar için birçok test yapılabilir. Hormon testleri, yumurtlama problemlerini belirlemek için önemli bir adımdır. Ayrıca, rahim ve yumurtalıkların durumu ultrason ile kontrol edilebilir. Histerosalpingografi (HSG) adı verilen bir testle fallop tüplerinin açık olup olmadığı kontrol edilir. Yumurtalık rezerv testi, kadının yumurtalıklarında yeterli sayıda sağlıklı yumurta olup olmadığını gösterir.